17 Mayıs 2019 Cuma

Taksim Topçu Kışlası

Taksim Topçu Kışlası

Tarihe baktığımız zaman yüzlerce devlet, millet, ırk ve toplumun geldiğini görebiliriz. Bunlardan bir kısmı yok olmuş, bir kısmı da yok olmakla karşı karşıyadır. Bunun için her toplum varlığını ilelebet sürdürmek ister. O zaman toplumların yok olmaması ve ilelebet devam edebilmeleri için ne yapmaları gerekmektedir? Herhalde bu soruya verilecek en önemli cevaplardan birisi tarihi değerlerimize sahip çıkmamız gerekir olabilir. Bunun için toplumları ayakta tutan önemli hususlardan birisi olan tarihi değerlerimize sahip çıkmamız gerekir. Tarihi değerlerini bugüne taşıyıp onu gelecek kuşaklara aktaran toplumlar ayakta kalabileceklerdir. Tarihi miraslarını koruyamayan, hatta onları bilinçli bir şekilde yok eden milletler ise gelecekte zor durumda kalacaklardır.
Anadolu coğrafyası Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar döneminden kalma binlerce esere ev sahipliği yapmaktadır. Bizim birinci vazifemiz bu coğrafyada devraldığımız bu tarihi mirası gelecek kuşaklara en iyi şekilde emanet etmektir. Maalesef son yıllarda Anadolu ve Anadolu dışındaki Selçuklu ve Osmanlı eserleri bazen bilinçli bazen bilinçsiz bazen de doğal afet, savaş gibi sebeplerle yok olmaktadır. Bu yok edilen veya yok olan eserlerden birisi de tarihi Taksim Topçu Kışlasıdır.
Taksim kışlası olarak ta adlandırılan Beyoğlu’ndaki “Topçu Kışlası” nın yapımına 1803’de başlanmış ve kışlanın inşaatı 1806’da tamamlanmıştır. Taksim Kışlası III. Selim’in kurduğu Nizam-ı Cedid askerlerinin topçu kısmının yerleştirildiği yerdir. Bunun için de Topçu Kışlası olarak adlandırılır. Bugün kamuoyunda ve internette Topçu Kışlası ile Taş Kışla karıştırılmaktadır. Bu iki kışla farklıdır. Topçu kışlası 1940 yılında yıkılmıştır. Ama Taş kışla bugün İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından Mimarlık Fakültesi olarak kullanılmaktadır. Bugün mahiyeti hakkında hiçbir şey bilinmeyen sıhhatli hiçbir bilginin olmadığı ama tarih bilgisinden yoksun kimseler tarafından ve maalesef resmi tarih kitaplarında irtica-i bir ayaklanma olarak nitelendirilen 31 Mart hadisesi sırasında bombalanan kışla Taksim Topçu Kışlası değildir. İrticacıların sığındığı gerekçesi ile bombalanan yer Taş Kışladır.   

Anadolu coğrafyası Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar döneminden kalma binlerce esere ev sahipliği yapmaktadır. Bizim birinci vazifemiz bu coğrafyada devraldığımız bu tarihi mirası gelecek kuşaklara en iyi şekilde emanet etmektir. Maalesef son yıllarda Anadolu ve Anadolu dışındaki Selçuklu ve Osmanlı eserleri bazen bilinçli bazen bilinçsiz bazen de doğal afet, savaş gibi sebeplerle yok olmaktadır. Bu yok edilen veya yok olan eserlerden birisi de tarihi Taksim Topçu Kışlasıdır.
  
Taksim kışlası olarak ta adlandırılan Beyoğlu’ndaki “Topçu Kışlası” nın yapımına 1803’de başlanmış ve kışlanın inşaatı 1806’da tamamlanmıştır. Taksim Kışlası III. Selim’in kurduğu Nizam-ı Cedid askerlerinin topçu kısmının yerleştirildiği yerdir. Bunun için de Topçu Kışlası olarak adlandırılır. Bugün kamuoyunda ve internette Topçu Kışlası ile Taş Kışla karıştırılmaktadır. Bu iki kışla farklıdır. Topçu kışlası 1940 yılında yıkılmıştır. Ama Taş kışla bugün İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından Mimarlık Fakültesi olarak kullanılmaktadır. Bugün mahiyeti hakkında hiçbir şey bilinmeyen sıhhatli hiçbir bilginin olmadığı ama tarih bilgisinden yoksun kimseler tarafından ve maalesef resmi tarih kitaplarında irtica-i bir ayaklanma olarak nitelendirilen 31 Mart hadisesi sırasında bombalanan kışla Taksim Topçu Kışlası değildir. İrticacıların sığındığı gerekçesi ile bombalanan yer Taş Kışladır.   

Belge 1: Kışla içerisinde inşası tamamlanan caminin
 Valide Sultan Vakfına bağlanması ve görevli atanması.
Topçu Kışlasının mimarı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Fakat kışlayı yapan ustalar ve ustabaşı hakkında arşivde bazı bilgiler bulunmaktadır. Kışla inşaatının tamamlanmasından sonra III. Selimin annesi Mihr-i Mah Şah-i Sultan kışla içerisine bir de cami yaptırmıştır. Bu cami 1808 yılında hizmete girmiştir. Camide gündeliği 30 akça ile hatip, 40 akça ile imam ile birlikte gündelikleri 3 ile 20 akça arasında değişen kayyum, müezzin, ferraş ve diğer görevliler ile birlikte 15 vazifeli hizmet vermiştir[1]. Resim ve gravürlere baktığımız zaman bu caminin kışla ile bütüncül bir yapı arz ettiğini görebiliriz. Cami daha sonra yıkılmıştır. Bu cami kışla ile beraber mi? yoksa daha önce mi? yıkılmış belli değildir. Kışladaki cami, 1920’li ve 1930’lu yıllarda oynanan futbol maçları sırasında çekine bir resimde gözükmektedir. Bu açıdan caminin 1930’lu yıllara kadar varlığını sürdürdüğünü söyleyebiliriz.  Kışla 1807 yılında çıkan Kabakçı Mustafa İsyanı sırasında tahrip edilmiştir. Uzun süre harap biçimde kalan kışla 1812, 1827 ve 1830 yıllarında birçok defa tamirat geçirdi[2]. Kışlanın tamiri için 1841 ve 1842 yıllarında yeniden keşifler yapılarak tamire muhtaç yerlerin tamirine karar verildi[3]. Kışlanın camisi ve minaresi 1847 yılında meydana gelen şiddetli bir rüzgâr nedeni ile büyük hasar görmüştür. Bunun üzerine minare ile birlikte cami de 52.037 akça harcanarak tamir edilmiştir[4]. Topçu kışlası 1851 yılından 1862 yılına kadar yeniden restore edildi. Kışlanın birçok defa tamirat geçirdiğini arşiv belgelerinden öğrenmekteyiz. Bu tamiratlardan birisi de Sultan II. Abdülhamit tarafından 1880 ve 1893 tarafından yapılanıdır[5].
Belge 2: Beyoğlu Topçu Kışlasının Tamiri


 Taksimin tamamı meşrutiyet döneminde devletin parasızlık çekmesinden dolayı 1911 yılında satıldı. Bu satılanlardan birisi de Taksim Kışlasıdır. Kışla 1916 yılında kışlaya ihtiyaç duyulduğu için geri alınmıştır. 1920 yılında da Ticaret ve Sanayi Şirket-i Osmaniye’sine devredilmiştir[6].  Bu kışla alanı daha önce de ifade ettiğimiz gibi 1921’den sonra stadyum olarak da kullanılmıştır. Romanya ile yapılan ilk milli maç 26 Ekim 1923 tarihinde burada oynanmıştır. 29 Ekim 1923 tarihinde de işgalci güçlerin karması ile Fenerbahçe de burada bir maç yapmıştır.
  
1806 yılında kışla olarak yapılan ve tarihi süreçte birçok değişik amaç için kullanılan tarihi Taksim Topçu Kışlası 1940 yılında İsmet İnönü’nün isteği ile dönemin İstanbul valisi Lütfi Kırdar tarafından yıkıldı. Konut, tiyatro ve sosyal etkinlik alanı yapılmak için yıkılan kışla alanına bunlardan hiçbiri yapılmadı. Kışlanın yıkıldığı yerin bir kısmı park yapılarak ismi “İnönü Gezi Parkı” ismi verildi. Daha sonra buranın ismi “Taksim Gezi Parkı” olarak değiştirildi. 16 Eylül 2011 tarihinde Belediye Meclisi'nin aldığı kararla Taksimi yayalaştırma projesi çerçevesinde buradaki kışlanın tekrar inşa edilmesi kararlaştırıldı. Fakat 17 Ocak 2013 tarihinde Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu yapının inşasına onay vermedi.  Bu karara İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından itiraz edildi. Üst kurul, 1 Mart 2013 tarihinde bölgesel kurulun kararını iptal ederek kışlanın tekrar inşasına onay verdi. Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası yapımına onay veren karara İstanbul 6. İdare Mahkemesi 31 Mayıs 2013 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi.




[1] BOA, HAT, 1506/11.
[2] BOA, HAT, 298/17689; 583/28662.
[3] BOA, İ.DH, 49/2448.
[4] BOA, İ.DH, 139/7164.
[5] BOA, İ.DH, 818/65978.
[6] BOA, MV, 219/96.

Diğer Makaleler